Bizden Size

Uhud Savaşı, Hz. Peygamber’in ﷺ hayatındaki en zor hadiselerden biriydi hiç şüphesiz. Müşrik ordusunun sayıca çokluğu, Müslümanların yaşadığı sarsıntılar, verilen acı kayıplar… Sadece Hz. Hamza’nın şehadeti bile, başlı başına büyük bir elem kaynağıydı Hz. Peygamber ﷺ ve ashabı için. Aradan geçen onca zamanına rağmen, bugün hâlâ Müslümanların maşerî hafızasında Uhud bambaşka bir yerde durur.

Uhud Savaşı’nı unutulmaz ve sıra dışı kılan, sadece yaşanan sıkıntılar değildir. İlgili Kur’ân ayetlerinde de öne çıkarıldığı üzere, Uhud, Hz. Peygamber’le ﷺ önderlik ettiği Müslüman cemaat arasında bir güven sınavına da dönüşmüştür. Savaşın hazırlıkları sırasında Mescid-i Nebevî’de gerçekleştirilen istişare toplantısında Hz. Peygamber’in ﷺ “Savunma savaşı yapalım, düşman Medine’nin içine giremez” şeklindeki görüşü azınlıkta kalmış, bunun üzerine meydan savaşında karar kılınmıştır. Ancak savaş malum şekilde neticelenip de kalpler kırık bir şekilde Medine-i Münevvere’ye dönüldüğünde, Hz. Peygamber’e ﷺ verilen ilahi talimat çok çarpıcıdır: “Onların hatalarını görmezden gel, onlar için af dile ve istişareye devam et!” Sonuç ne olursa olsun, istişare kurumunun ayakta tutulması emri, Uhud’un en çarpıcı derslerinden biridir.

1400’üncü yıldönümünde Uhud Savaşı’nı müstakil bir dosya olarak ele alırken, yukarıdakine benzer bütün dersleri ve ibretleri topluca dikkatlere sunmak istedik. Siyer-i Nebî’nin bu çok mühim safhasının iyi anlaşılmasının, bugün yaşadığımız nice hadiselere bakışımızda da önümüzü aydınlatacağına inanıyoruz.

Dosyamızı hazırlarken rehberliğinden istifade ettiğimiz Prof. Dr. Adnan Demircan Hocamıza ve katkıda bulunan bütün hocalarımıza, okurlarımız adına hassaten teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Gelecek sayılarımızda, hayırla buluşmak üzere…

Benzer konular