KAPAK DOSYASI: TÜRKÇENİN BARBARLIKLA İMTİHANI

YAZARLARIMIZ

2000 yılının sonbaharıydı. İsrail’in akıl almaz zulümlerine ve Siyonist Yahudilerin bir buçuk asırdır devam edegelen hak hukuk tanımaz işgallerinin, hunharlıklarının yeni bir örneğine karşı Filistinlilerin başlattığı ikinci intifada sonbaharın acılarını ve hüzünlerini iyice koyulaştırmıştı.
FİLİSTİN MESELESİ TÜRKİYE VE İSLAM DÜNYASI İÇİN BİR MÜDAHALE VE KONTROL ARACI MI?
Duce’ye (Mussolini) bu yaptığı için onu asla unutmayacağımı söyleyin, asla, asla, asla.” Bu sözlerin sahibi 11 Mart 1938 gecesi 23:00’te Roma’daki ajanıyla heyecanlı bir şekilde telefonda konuşan Adolf Hitler’di. O sırada Hitler’in birlikleri, Avusturya’yı Almanya topraklarına katmak üzere yapılacak taarruz için hazırlıklarını tamamlamıştı.

HİTLER’İN MERHAMET DUYDUĞU TEK KİŞİ MUSSOLİNİ

Eskiden yazma kitaplar matbaada basılınca aradaki farklarla ilgilenenler olurdu. Bir de tercüme hataları bulunur, mütercimin çeviriyi beceremediği kalemlere dolanırdı. 1928’den sonra ise buna Türkçeden Türkçeye çevirme problemi(!) eklendi. 1928 Kasım’ına kadar kitap, gazete ve dergilerimiz büyük ölçüde Osmanlı/İslam harfleriyle basılırdı.

“TÜRKÇE KUR’AN VAR MI BE HEY ŞAŞKIN!”

Ortaçağ’da Ortadoğu’da önemli bir rol oynayan Süryaniler, bölgenin İslam hakimiyetine girmesiyle ve tabanlarının Müslümanlaşmasıyla etkinliklerini kaybetmişlerdi. Ancak Süryani Kilisesi son yüzyılda gerek teşkilat ve gerekse taraftar bakımından küçülmesine rağmen Kilise tarihinde oynadığı rol kadar, inanç ve ibadet hususundaki farklı anlayışları, ...
AYRILIK, SÜRGÜN VE ÖLÜM SÜRYANİLERİN BİTMEYEN ÇİLESİ

BAŞKA NELER VAR?

KİM BU YEZİDİLER? Son günlerde Irak’ta IŞİD’den kaçarak ülkemize sığınmalarıyla gündeme gelen Yezidîler asıl olarak Kürdistan coğrafyasında yaşadılar. Günümüzde Irak Federal Kürdistan Bölgesi, Türkiye, Suriye, Ermenistan, Gürcistan, Avrupa ülkeleri ve Rusya Federasyon’na dağılmış bulunuyorlar. Elimizde kesin veriler olmamakla beraber Yezidî kaynaklarına iddialarına göre Irak Federal Kürdistan Bölgesi’nde 400-450 bin, Suriye’de 15-20 bin, Türkiye’de binlerle ifade edilecek küçük bir nüfus, Rusya’da 150-180 bin, Avrupa’da 60-75 bin olmak üzere 750 bin Yezidî yaşamaktadır. YAŞAR KAPLAN

KİM BU YEZİDİLER?

İSTANBUL’UN RENKLİ SİMALARI ÜÇ TUHAF TRAFİK POLİSİ Senelerce Reşad Ekrem Koçu’nun İstanbul Ansiklopedisi’ne makaleler yazdım. Bu ansiklopedi serüveni ikimiz arasında ebedi bir dostluğa dönüştü. O en kuytuda kalmış bilgileri bütün haline getiren eşsiz biriydi. Benim şansım da sanırım Reşad Ekrem Bey gibi tuhaf hikâyelerin peşine düşmek oldu. İstanbul’un nüfusu bizim kuşağın lisede bulunduğu yıllarda ancak 700-750 bin kadardı. Bugünkü gibi 15 milyon değildi. Gayet tabii olarak İstanbul’da dolaşan taksi ve hususî arabalar çok az sayıdaydı. SEMAVİ EYİCE

İSTANBUL’UN RENKLİ SİMALARI ÜÇ TUHAF TRAFİK POLİSİ

SELÇUKLULARIN HÜRREM SULTAN’I TERKEN HATUN Terken Hatun Karahanlılardan Tabgaç Han’ın kızıydı. Asıl adını bilemiyoruz ama eşi Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah’ın “Celalüddevle ve’d-din” lakabından ötürü “Celaliye Hatun” diye de bilinir. “Terken” ise bir unvandır ve pek çok Türk hükümdar eşinin aynı isimle anıldığı bilinir. Terken Hatun Sultan Alparslan’ın gelini ve yine Selçuklulara muhteşem dönemini yaşatan Sultan Melikşah’ın hanımıdır. Melikşah’tan Davud, Ahmed, Mahmelek Hatun ve Mahmud adlı dört çocuk dünyaya getirdi. MUHARREM KESİK

SELÇUKLULARIN HÜRREM SULTAN’I TERKEN HATUN

İSLAM TARİHİNİN İLK SIKIYÖNETİM VALİSİ ZİYÂD B. EBÎH Dört Halife (Hulefâ-i Râşidîn) döneminde çocukluğundan itibaren devlet hizmetinde bulunup yaksek makamlara ulaşan İslam tarihinin dehalarından biriydi o. Özellikle Muaviye iktidarının en güçlü valisiydi; belâgat ve hitabetiyle nam salmıştı. Öyle ki, Hz. Ömer onu halkın huzuruna çıkarıp “İşte hatip dediğin böyle olur” diye övecekti.Babası bilinmediğinden İbn Ebîh, yani “Babasının oğlu” lakabıyla meşhurdu. Bu nedenle kaynaklarda çoğu zaman Ziyad b. Ebîh, Ziyad b. Ebî Süfyan, Ziyad b. Ubeyd, Ziyad b. Sümeyye diye anılır. MELEK YILMAZ GÖMBEYAZ

İSLAM TARİHİNİN İLK SIKIYÖNETİM VALİSİ ZİYÂD B. EBÎH

ALİ ŞÜKRÜ’NÜN ÖLÜM EMRİNİ MUSTAFA KEMAL PAŞA MI VERMİŞTİ? İkinci Grubun önderlerinden Trabzon milletvekili Ali Şükrü Bey 27 Mart 1923 Salı gecesi birdenbire ortadan kayboldu. Bu kayboluş muhalefeti fazlasıyla telaşlandırmıştı; bu ateşli muhalifin siyasî bir saldırıya maruz kalmış olabileceği, bir daha sağ olarak Meclis’e dönemeyeceği endişeleri hakimdi. 2 gün sonra Meclis kürsüsünde söz alan Hüseyin Avni (Ulaş) Bey ateşli konuşmasında tedirginliği şöyle dile getiriyordu: “Ey Kâbe-i millet! Sana da mı taarruz? Ey milletin mukaddesatı! Sana da mı taarruz? İSMAİL AKBAL

ALİ ŞÜKRÜ’NÜN ÖLÜM EMRİNİ MUSTAFA KEMAL PAŞA MI VERMİŞTİ?

İLK FIRST LADY’DEN İLK KADIN ROMANCIMIZA ‘LATİF’ BİR MEKTUP Bugünün insanı Fatma Aliye Hanım’ı ne yazık ki 50 TL’lik banknotların üzerindeki resminden hatırlıyor. Kendisi ünlü tarihçimiz Cevdet Paşa’nın kızı olup 6 Ekim 1862’de İstanbul’da doğar. Edebî hayatına roman çevirileri ile başlar. Ahmed Midhat Efendi tarafından methedilir. Sonra onunla birlikte Hayal ve Hakikat adlı romanını yazar. 1892’de onu ilk kadın romancımız yapan Muhadarât’ı neşreder. Fatma Aliye Hanım kadın sorunları ile ilgili de makaleler neşreder. MÜFİD YÜKSEL

İLK FIRST LADY’DEN İLK KADIN ROMANCIMIZA ‘LATİF’ BİR MEKTUP

ABD’DEKİ ANTİ-SİYONİST YAHUDİLERİN ÖNEMLİ İSİMLERİNDEN PROF. MEZVINSKY: “İSRAİL, HAMAS HAMAS GERÇEĞİNİ KABUL ETMELİ” İsrail’in üç gencin ölümünü bahane ederek giriştiği kanlı Gazze operasyonu ateşkes taktikleriyle sürerken İsrail Sorunu üzerine sağduyulu tespitleriyle tanınan tarihçi Norton Mezvinsky’nin görüşlerine başvurduk. Kendisi Connecticut State University’de Tarih bölümünde emeritus profesör ve Washington’da bulunan Uluslararası Ortadoğu Çalışmaları Konseyi (ICMES) başkanı. Prof. Mezvinsky’nin Filistin- İsrail sorunu ve Yahudilik hakkında çok sayıda makalesi ve ...
ABD’DEKİ ANTİ-SİYONİST YAHUDİLERİN ÖNEMLİ İSİMLERİNDEN PROF. MEZVINSKY: “İSRAİL, HAMAS HAMAS GERÇEĞİNİ KABUL ETMELİ”
HİLAFETİ YENİDEN DÜŞÜNMEK Türkiye’de bazı önemli aileler çok şükür ki varlar ve eserler kaleme alarak Türk ilim ve irfan hayatının nehrinin kurumaması için ellerinden gelen yapıyorlar. Kara ailesi de onlardan biri. Tasavvuf üzerine yaptığı çalışmalarla bu sahada önemli ufuklar açan Prof. Dr. Mustafa Kara ve son dönem Türk-İslam düşüncesi üzerine kıymetli eserler veren Prof. Dr. İsmail Kara Beyler, bu ülkenin akademik hayatına ciddi katkılarda bulunmuş iki kardeştir. MİM KEMÂL ÖKE

HİLAFETİ YENİDEN DÜŞÜNMEK

EKMEĞİN TARİHİNDEN LOKMALAR Ekmek teknesi, ekmek kavgası, ekmek elden su gölden, ekmeğini taştan çıkarmak derken günlük hayatımızda meğer ne çok yer tutmuş ekmek. Kutsanmış, nimet olmuş, soframızın başına taç olmuş. Buyurun, bir somun ekmeği bölelim ikiye ve başlayalım ekmek hikâyelerine…Gılgamış Destanı’na göre ‘hayat ekmeği’ insanı ölümsüz yaparmış. Mısırlılar Firavun mezarlarına ekmek bırakıp Ölüler Kitabı’na ruhun ve tohumun yeşermesiyle ilgili hikâyeler yazarlarmış. TOLUNAY SANDIKÇIOĞLU

EKMEĞİN TARİHİNDEN LOKMALAR

KÂBE’NİN TEMELLERİ BU AYDA YÜKSELMEYE BAŞLADI Savaşların yerini şenliklerin, kötü sözlerin yerini şiirlerin aldığı, tabiri caizse ferâgat ayı diyebileceğimiz Zilkâde ile Hicrî takvimdeki yolculuğumuz devam ediyor.Arap dünyasında ayların isimlendirilmesinde o dönemdeki önemli olaylar etkili olmuştur. Sıcak ve soğuk hava, hatta hayvanlar dahi bu isimlendirmede etkiliydi. Gel gelelim bu aylardan üçüncüsüne, bir diğer deyişle “zü’l-ka‘deti’l-harâm” yani Zilkâde’ye. HAVVA ÖNALAN

KÂBE’NİN TEMELLERİ BU AYDA YÜKSELMEYE BAŞLADI

TABİATA ÇÖKEN TENHALIK Her iki yanı ağaçlarla kaplı uzun bir yol, üzerine bastıkça dalından kopmuş, sararmış yaprakların çıkardığı sesler ve yüzümüze vuran serin bir esinti… Manzara elbette Eylül’den…Miladî takvimde dokuzuncu, Rumî’de ise yedinci aydır Eylül. Roma’da takvim reformundan önce de aynı sıradaydı. Hatta bu yüzden Latincede yedi anlamına gelen “septem” kelimesinden türeyen “September” adını almıştı. AYŞENUR ERDOĞAN

TABİATA ÇÖKEN TENHALIK

DERİN TARİH TWİTTER'DA