KAPAK DOSYASI: TUTANAKLAR NUTUK’TA SANSÜRLENMİŞ

TUTANAKLAR NUTUK’TA NASIL MAKASLANDI? Enver Paşa harbin sonlarına doğru “Düşman Erzurum’u geçerse ancak Eskişehir’de durdurabilir” demiş. Aziziye tabyası kahramanlığını da yaşadığımız meşum 93 Harbi sonrasında işgale uğradığı halde Sultan II. Abdülhamid’in diplomatik atağıyla kurtarılan Erzurum’un namı artık “kilid-i mülk-i İslam”dır, Müslüman toprağının Doğudaki kilidi. Şehir, kilit olma vasfını yakın tarihimize de yansıtacak ve Trabzon’da temelleri atılan kongre, Erzurum’da kemalini yakalayacaktır. u da gösteriyor ki, Erzurum Millî Mücadele tarihimize çok daha önceden, Rus işgaline uğradığı 1916 yılından itibaren bilenmektedir. MUSTAFA ARMAĞAN

TUTANAKLAR NUTUK’TA NASIL MAKASLANDI?

BİR “KONGRE” OLARAK ERZURUM KONGRESİ 1919 yılında toplanan Erzurum ve Sivas Kongreleri, merhum Prof. Bülent Tanör’ün “Kongre İktidarları” adını verdiği bir oluşumu Osmanlı Meclis-i Mebusan ve Büyük Millet Meclisi’ne ulaştıran önemli aşamalardır. Buna karşılık tarihçiliğimiz Mondros Mütarekesi sonrasında gelişerek İstiklâl Harbi ve yeni devletin kurulması ile neticelenen süreci 19 Mayıs 1919 tarihinde başlatmakta ve Erzurum Kongresi’ni de bu kronoloji içinde değerlendirmektedir. Bu yaklaşım iki açıdan yanıltıcıdır. İlk olarak Erzurum Kongresi 19 Mayıs “öncesinde” başlayan bir sürecin önemli aşamalarından biridir. M. ŞÜKRÜ HANİOĞLU

BİR “KONGRE” OLARAK ERZURUM KONGRESİ

İŞTE ERZURUM KONGRESİ’NİN BİLİNMEYEN KARARI “TÜRK KÜRTSÜZ, KÜRT TÜRKSÜZ YAŞAYAMAZ” Dünya Savaşı’nda alınan yenilgi sonrasında Osmanlı İmparatorluğu’nun sınırları Balkanlar ve Arap coğrafyasından çoğunlukla Türklerin ve Kürtlerin yaşadığı Anadolu’ya çekilmek zorunda kalmıştı. Daha da vahimi, imzalamak mecburiyetinde kaldığı Mondros Mütarekesi, elinde kalan son toprak parçasının geleceğini de tehlikeye sokuyordu. Mondros Mütarekesi’nin imzalanması bir taraftan İtilaf devletlerinin Anadolu ve Trakya’daki işgallerinin başlamasına sebep olurken, diğer taraftan bu bölgelerde mahalli direniş hareketlerinin “kendiliğinden” ortaya çıkışına zemin hazırlamıştır. MUSTAFA BUDAK

İŞTE ERZURUM KONGRESİ’NİN BİLİNMEYEN KARARI “TÜRK KÜRTSÜZ, KÜRT TÜRKSÜZ YAŞAYAMAZ”

“NETEKİM PAŞA”NIN MARİFETİ! ERZURUM KONGRESİ YENİDEN TOPLANIYOR Eylül 1980 Askerî İhtilali’nden sonra Millî Güvenlik Konseyi’nin denetiminde birçok komisyon kuruldu ve terörün nedenleri, beslendiği kaynaklar ve bitirilmesi için alınması gereken önlemler üzerinde çalışmalar yaptırıldı. Bu komisyonun raporları Millî Güvenlik Konseyi’nce değerlendiriliyor; gereği için de yasal düzenlemeler yapılıyordu. Çalışmalar sırasında öne çıkan sorulardan biri şuydu: Sol örgütlerdeki gençlerin kimi Maocu, kimi Leninci, kimi Enver Hocacı… Bu gençler neden yabancı liderlerin hayranı oluyor, onların peşinden gidiyorlardı? Demek ki bir ihtiyaç duyuyorlar. MEHMET ÇELİK

“NETEKİM PAŞA”NIN MARİFETİ! ERZURUM KONGRESİ YENİDEN TOPLANIYOR

KÖŞE YAZARLARI

TARİHTEN KİM MESUL OLACAK? Tarih fikri ve tarih yazımı, ilk bakışta insanın “geçmiş”le, “olmuş bitmiş”le alakalı bir tasarımı ve teşebbüsü olarak görünse de bu eksik ve yanıltıcı bir intibadır. Tarih faaliyeti öncelikle insanın bugünü... İSMAİL KARA

TARİHTEN KİM MESUL OLACAK?

“NETEKİM PAŞA”NIN MARİFETİ! ERZURUM KONGRESİ YENİDEN TOPLANIYOR Eylül 1980 Askerî İhtilali’nden sonra Millî Güvenlik Konseyi’nin denetiminde birçok komisyon kuruldu ve terörün nedenleri… MEHMET ÇELİK

“NETEKİM PAŞA”NIN MARİFETİ! ERZURUM KONGRESİ YENİDEN TOPLANIYOR

TUTANAKLAR NUTUK’TA NASIL MAKASLANDI? Enver Paşa harbin sonlarına doğru “Düşman Erzurum’u geçerse ancak Eskişehir’de durdurabilir” demiş. Aziziye tabyası kahramanlığını da yaşadığımız meşum 93 Harbi sonrasında işgale... MUSTAFA ARMAĞAN

TUTANAKLAR NUTUK’TA NASIL MAKASLANDI?

BİR “KONGRE” OLARAK ERZURUM KONGRESİ 1919 yılında toplanan Erzurum ve Sivas Kongreleri, merhum Prof. Bülent Tanör’ün “Kongre İktidarları” adını verdiği bir oluşumu Osmanlı Meclis-i Mebusan ve Büyük Millet Meclisi’ne ulaştıran önemli... M. ŞÜKRÜ HANİOĞLU

BİR “KONGRE” OLARAK ERZURUM KONGRESİ

BAŞKA NELER VAR?

İNGİLİZLERİN PETROL OYUNU OSMANLI’YI NASIL YIKMIŞTI? 19. yüzyılın sonuna gelindiğinde İngiltere, dünyanın en önde gelen emperyal gücü olmasının yanı sıra, ekonomik anlamda hızla kötüye gidiyordu. 1850’den sonra İngiltere sermayesinin ülke dışına akışında ciddi bir artış meydana geldi. ABD İç Savaşı’ndan sonra ve 1870’lerin başlarında Almanya, Kıta Avrupası ve Latin Amerika’da meydana gelen sanayileşme süreciyle birlikte Londra’dan başlayan bu sermaye akışı, adeta sele dönüştü. Yatırım getirisi yurtdışında ülke içine göre çok daha yüksekti... F. WILLIAM ENGDAHL

İNGİLİZLERİN PETROL OYUNU OSMANLI’YI NASIL YIKMIŞTI?

PROF. DR. MEHMET SARAY: ÇİN’İN İSLAM NEFRETİ ANLATILACAK GİBİ DEĞİL!” Türklerin en eski anayurtlarından Doğu Türkistan’ın parlak geçmişine karşılık bugün yaşadığı dramın perde arkasını merak ediyor musunuz? Çin’in uluslararası hukuku ve insan haklarını göz göre göre çiğneyerek icra ettiği mezalimi Türk tarihi araştırmalarının pirlerinden Prof. Dr. Mehmet Saray ile konuştuk... KONUŞAN: RABİA ALBAYRAK

PROF. DR. MEHMET SARAY: ÇİN’İN İSLAM NEFRETİ ANLATILACAK GİBİ DEĞİL!”

BALKANLAR’DA OSMANLI MİRASINDAN NE KALDI? Balkan coğrafyası kuruluşundan itibaren fetihlerin hedefi olduğundan Osmanlı’nın en fazla eser bıraktığı topraklardandır. Ne yazık ki bunların çok azı günümüze ulaşabilmiştir. İnşa edilen binalar arasında ibadethanelerin sayısı, hayır amaçlı yapılanlardan çok azdır. Bunlar arasında köprüler başı çekmektedir. Balkanlardaki camilerden birkaçının Mimar Sinan’ın eseri olduğunu biliyoruz. Adlarını tezkirelerden tespit edebildiğimiz bu eserlerin çok azı günümüze ulaşabilmiştir. Mesela Macaristan’ın Budin şehrinde Sinan’ın yaptığı bir caminin adı... SEMAVİ EYİCE

BALKANLAR’DA OSMANLI MİRASINDAN NE KALDI?

KOVBOY EFSANESİ AMERİKA’NIN SON SIĞIR ÇOBANLARI Amerikan kovboyu ilk kez İç Savaş’ı takip eden 1860’lı yıllarda halkın dikkatini çekti. Kovboyluk mesleği açık alanda yürütülen büyükbaş hayvancılık endüstrisinin ihtiyaçları doğrultusunda ortaya çıktı ve 30 yıllık yükselme döneminin ardından endüstri köklü bir değişikliğe gidince ortadan kalktı, kovboylar da kendilerine yeni yollar çizdiler. Aslına bakılırsa kovboyların da kısa süreliğine halkın dikkatini çeken fakat sonrasında unutulup giden Kentuckyli avcılara, balina avcılarına, salcılara ve ova sakinlerine katılması gerekirdi... LONN TAYLOR

KOVBOY EFSANESİ AMERİKA’NIN SON SIĞIR ÇOBANLARI

SULTAN IV. MURAD KİMDİ? – DEVRİN İSKENDER’İ Mİ OSMANLI’NIN NERON’U MU? En büyük şehzade olarak amcası I. Mustafa’nın yerine tahta çıktığında daha 11 yaşındaydı ve takvimler 10 Eylül 1623’ü gösteriyordu. I. Ahmed’in eşi Kösem Mahpeyker Sultan’dan 1612 yılında doğdu Osmanlı Devleti’nin 17. padişahı. Sadrazam Kara Davud Paşa’nın tertibiyle şehzadeliğinde kapı ağalarından biri tarafından öldürülmek istenince diğer şehzadelerle birlikte hayatına daha fazla özen gösterildi. Saltanatının ilk 9 yılı annesinin vesayeti altında geçti... ABDÜLKADİR ÖZCAN

SULTAN IV. MURAD KİMDİ? – DEVRİN İSKENDER’İ Mİ OSMANLI’NIN NERON’U MU?

ERMENİLER BİZANS’I DEĞİL SELÇUKLU’YU TERCİH ETMİŞTİ Süleymanşah İznik’i başkent yaparak Türkiye Selçuklu Devleti’ni kurdu. 1084’te Antakya’nın fethi ise bu toprakların tarihinde yeni bir safhanın başlangıcı olacaktı. Böylece Malazgirt Savaşı’nı izleyen yıllarda Güneydoğu Anadolu bölgesinin olduğu gibi Antakya’nın da fiilen İstanbul ile bağlantısı kesilmiş oluyordu. Süleymanşah’ın Antakya’yı fethe giriştiği sıralarda şehrin Bizans valisi, Philaretos Brachamios adlı bir Ermeni asilzadesiydi... MUHARREM KESİK

ERMENİLER BİZANS’I DEĞİL SELÇUKLU’YU TERCİH ETMİŞTİ

TÜRK DOSTU AFGAN DA CUMHURİYET KOMİTACILIĞI KURBANI Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kurulmasına izin vermek aslında muhalefeti bir araya toplamak ve meclisin dışına itmek amaçlı bir stratejidir; oyundur deyiş yerindeyse. Nitekim Kasım 1924’te kurulan parti, Şeyh Said isyanı bahane edilerek Bakanlar Kurulu kararıyla Haziran 1925’te kapatılacak, böylece “Tek Adam”a karşı durabileceklerin tamamı siyasî alanın dışına itilecektir. Bu süreçte ne hikmetse Rauf Orbay ve Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ile yakın ilişki içinde olanların başına birşeyler gelir; birer birer hayatlarını... İSMAİL AKBAL

TÜRK DOSTU AFGAN DA CUMHURİYET KOMİTACILIĞI KURBANI

BELÇİKA’NIN AFRİKA SOYKIRIMI 1884 Berlin Konferansı’nın ardından Belçika Kongo’sunun (bugünkü Demokratik Kongo Cumhuriyeti) 2344 kilometrekarelik kısmı Belçika Kralı II. Leopold’un şahsi mülkü haline getirildi. Leopold’un bölgede özellikle de kauçuk ticaretinde yürüttüğü soykırım niteliğindeki sömürü çok sayıda insanın hayatını kaybetmesine ve acılar çekmesine sebep oldu. Ölüm ve organ kesmek sıradan bir iş haline geldi. Reçine toplama kotalarını tutturamamanın cezası ölümdü... ADAM HOCHSCHILD

BELÇİKA’NIN AFRİKA SOYKIRIMI

ŞEHRİ KENTLEŞTİRMEK! Bundan 80 sene önce, 1935’te ağır bir zihin ameliyesinden geçirildiğimizi unutmalı mıyız? Bu düpedüz bir beyin “operasyon”uydu. Maddî değil, manevî... Kafatasımızı fiziken açmadılar, beynimize neşter atmadılar fakat muhtevasıyla oynadılar. Bin yıllık dil birikimimizi iptale kalkıştılar, yerine 7-8 bin kelimelik “cep kılavuzu” koymak istediler. Bu bir başlangıçtı. Dimağımızı tahdit etmek için defalarca müdahale ettiler. Şehrimizi tarumar ettiler. Şehir, yani medine... D. MEHMET DOĞAN

ŞEHRİ KENTLEŞTİRMEK!

500 YILLIK HESAP: OSMANLILAR VE KIZILBAŞLAR Erdebil’de doğan Safeviyye hareketinin Ortadoğu’nun kaderini derinden etkileyecek olan bir devlete dönüşmesi Azerbaycan, İran ve Anadolu sahasından toplanan Kızılbaş Türkmenler sayesinde olmuştu. Hareket o kadar güçlüydü ki, mezhep coşkusu Şah İsmail’in fetih fırtınalarına dönüşmüş; Çaldıran Savaşı’na kadar önlenemez bir yükseliş, durdurulamaz bir savaş gücü ortaya çıkmıştı. Safevî hareketi başladığında Osmanlı Sultanı II. Bayezid idi. Bu halim selim, yumuşak huylu, dertten beladan olabildiğince kaçınıyor görünen Sultan, aslında İran’da meydana... TUFAN GÜNDÜZ

500 YILLIK HESAP: OSMANLILAR VE KIZILBAŞLAR

BÜYÜK ZAFERİN ANATOMİSİ Bizans’ın Müslüman Türkleri Anadolu’dan atmak için fırsat aradığı yıllardı. Rastlantıya bakın ki, Bizans bunları kurgularken İmparator ölmüş, eşi Evdoksiya dul kalmıştı. Evdoksiya ile evlenmek, Bizans’a imparator olmak anlamına geldiği için asiller etrafında pervane oluyor, kendilerini beğendirmek için imkân ve servetlerini ayaklarının altına seriyorlardı. Tam o günlerde İmparatoriçe’nin Anemas Zindanı’nı ziyaret edeceği tuttu. Bizans’ın önde gelen komutanlarından Kapadokyalı Konstantin Diogenes’in oğlu Romanos Diogenes de zindandaydı. 1067 yılında Bizans... YAVUZ BAHADIROĞLU

BÜYÜK ZAFERİN ANATOMİSİ

KATHERINE ASHENBURG: BATI’NIN KİRLİ TARİHİ Böylesine ilginç bir konuda sizi kitap yazmaya sevk eden faktör nedir? Neden böylesine “kirli” bir konuyu seçtiniz? Bu kitabı yazdım çünkü bir gün Toronto’daki Kraliyet Ontario Müzesi’nde dolaşırken çok kirli olduğunu düşündüğüm Ortaçağ insanının, Haçlı seferinden dönenlerin beraberinde getirdiği Türk hamamı sayesinde aslında epeyce temiz insanlar olduğunu belirten bir sergiyle karşılaştım. Ne var ki bu temiz “ara dönem” vebanın gelişiyle birlikte sona ermişti... KONUŞAN: MUSTAFA ARMAĞAN

KATHERINE ASHENBURG: BATI’NIN KİRLİ TARİHİ

İLK MÜEZZİN ARAP DEĞİL HABEŞLİ BİR KÖLEYDİ Cahiliye toplumunun acımasız hiyerarşisinde Kureyş’in kibirli zenginlerinden birinin kölesi olarak dünyaya geldi. Ama Mekke semalarını yanık sesiyle titreten İslamın ilk müezzini Bilal-i Habeşî oldu. Çileli, bir o kadar da vakur bir hayattı onunkisi. İslamla gelen şerefin bedelini işkencelerle ödeyecekti. Mekke sokakları onun “Ehad” (O birdir) haykırışlarıyla gece gündüz inledi. Gür sesi sebebiyle Hz. Peygamber (sallalahu aleyhi vesellem) ilk ezânı okuma görevini ona verecekti. Hz. Ömer (r.a.) ise “Ebubekir efendimizdir; efendimizi (Bilal’i) azat etmiştir” diye övecekti onu.... ADNAN DEMİRCAN

İLK MÜEZZİN ARAP DEĞİL HABEŞLİ BİR KÖLEYDİ

GELECEĞİN TARİHİNİ NASIL YAZARDINIZ? 21. yüzyılın tarihini ileride yazacak olan bilim adamları herhalde düşünceden çok eylemin baskın olduğu bir çağdan bahsedeceklerdir. Yeryüzünün mustarip ahalisi tüketim hırsının rehini adeta! Düşünmeden al, harca, eğlen. Bu arada ne yapıyorsan yap, özgürsün; lakin pek ne yaptığını, neyi-nasıl tükettiğini, kendin dâhil âdemi, âlemi nasıl harcadığını düşünme, sorgulama. İstenen ideoloji budur. Felsefeyle uğraşanlar yok mu? Var da, o tür Batılı literatür bana çok uçuk kaçık hezeyanlar gibi geliyor... MİM KEMÂL ÖKE

GELECEĞİN TARİHİNİ NASIL YAZARDINIZ?

ZEMİNİN VE ZAMANIN YÜKÜ ONDAN SORULUR Aş pişer, onun üstünde paylaşılır; yaş gelir, nikahın baş şahidi olur; yumurta kapıya dayanır, ödevler onun makamında ders vaktine yetiştirilir. Toplantının, kutlamanın, buluşmanın ve vedalaşmanın merkez üssüdür. Hâsılı iyi ve kötü günde, baş sağlığında ve darlığında biricik başvuru merciidir şehirli fanilerin. Ufak tefek sehpalar, hatta sıradan tepsilerden zaman içinde üç veya dört ayaklı daha büyük biçimlere bürünür masa. İnsanoğlunun ihtiyaçları devleşince o da ayak uydurmak, büyüyüp serpilmek zorunda kalmıştı. Bugün yemek masası, çalışma masası... ŞEYMA AYDIN

ZEMİNİN VE ZAMANIN YÜKÜ ONDAN SORULUR

DERİN TARİH TWİTTER'DA