KAPAK DOSYASI: DERSİM - PLANLI KATLİAM

ÖZEL DOSYA: OSMANLICANIN DÖNÜŞÜ

YAZARLARIMIZ

BAŞKA NELER VAR?

YOL DEDİK, PARK YERİ DEDİK KARAKÖY’ÜN TARİHİNİ BÖYLE FEDA ETTİK Tophane’de Sultan I. Mahmud döneminde İstanbul’un en muhteşem meydan çeşmelerinin ikincisi vardı (ilki Topkapı Sarayı’nın önündedir). Bunun üstünde geniş saçaklı bir dam olduğu bilinir. Ancak 19. yüzyılın bilmediğimiz bir noktasında bu dam örtüsü bütünüyle ortadan kaldırılmış ve dört cephesi zengin bezemelerle işlenmiş olan çeşmenin üstü bir teras haline getirilmişti. SEMAVİ EYİCE

YOL DEDİK, PARK YERİ DEDİK KARAKÖY’ÜN TARİHİNİ BÖYLE FEDA ETTİK

BİR OSMANLI’NIN KALEMİNDEN OSMANLI’YI CİHAN DEVLETİ YAPAN 20 SIR Şifahî menakıp ve destanların yazıya geçirilmesiyle başlayan Osmanlı tarihyazımı, gazâname veya gazavatname türü eserlerle devam etmiştir. II. Murad döneminde başlayan tercüme ve telif faaliyetleri ilk güzel örneklerini İstanbul’un fethi sonrasında vermiştir. Acem diyarından gelen şairler Fatih’in sarayında özellikle bu padişah adına manzum ve mensur eserler kaleme almışlardır. ABDÜLKADİR ÖZCAN

BİR OSMANLI’NIN KALEMİNDEN OSMANLI’YI CİHAN DEVLETİ YAPAN 20 SIR

YAHUDİLERE KUDÜS’ÜN KAPILARINI MÜSLÜMANLAR AÇMIŞTI Tarihi boyunca en az 40 defa el değiştirmiş, yaklaşık 50 kez muhasara edilmiş ve 20’den fazla işgale uğrayıp yağmalanmış Kudüs’te geçtiğimiz aylarda yürekleri ağızlara getiren elim bir olay yaşandı. İsrail 1967’den beri ilk defa Mescid-i Aksa’yı ibadete kapattı. İsrail askerleri Mescid-i Aksa’nın içine kadar girerek Müslümanların kutsallarına saygısızlık ettiler. İslam dünyası için onur kırıcı bu hadise Türkiye başta olmak üzere pek çok ülkede büyük tepkilere yol açtı. NUH ARSLANTAŞ

YAHUDİLERE KUDÜS’ÜN KAPILARINI MÜSLÜMANLAR AÇMIŞTI

TOKYO CAMİİ’Nİ YAPTIRAN HOCAYA ‘KOMÜNİST’ DEYİP CANINDAN BEZDİRDİK Safahat’ta Âkif’in, “Bembeyaz lihye-i pakiyle (temiz sakalıyla) beyaz destarı / O mehib (heybetli) alnı, o pek munis olan didarı (yüzü)” mısralarıyla anlattığı şahsiyet kimdir diye düşündünüz mü? Söyleyelim: İslamı yaymak ve yaşatmak maksadıyla Sibirya’dan Türkistan, Japonya, Çin, Hindistan, Afrika ve Anadolu’ya binbir sıkıntıyla yolculuk eden Abdürreşid İbrahim! Tanıyamadınız mı? O halde o önde biz arkada peşine düşelim ve Sibirya’dan Konya’ya uzanan çileli macerasına beraberce... CANER ARABACI

TOKYO CAMİİ’Nİ YAPTIRAN HOCAYA ‘KOMÜNİST’ DEYİP CANINDAN BEZDİRDİK

ZAFER Mİ, İHANET Mİ? 100 YILLIK SARIKAMIŞ MUAMMASI Üzerinden tam bir asır geçtiği halde Sarıkamış Harekâtı hâlâ esrarını koruyor. Bu iki sebebe bağlı. Birincisi, Sarıkamış’ta alınan ağır yenilginin 7 yıl boyunca kamuoyundan saklanması, ikincisi buna tepki olarak harekât sırasında yaşananların abartılı ve toplumu ajite edecek şekilde duyurulması. İttihat ve Terakki Hükümeti halkın moralini bozmamak ve mücadele azmini kırmamak için savaşın ilk aylarında meydana gelen Sarıkamış faciasının duyulmasını istememişti. TUNCAY ÖĞÜN

ZAFER Mİ, İHANET Mİ? 100 YILLIK SARIKAMIŞ MUAMMASI

ROMA VE BİZANS KOVDU AMA SELÇUKLU KORUDU – ERMENİLER MELİKŞAH’A ‘BABA’ DEMİŞLERDİ Selçuklulardan önce Ermeniler Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) hâkimiyetinde Bagratuni ailesine bağlı prensliklerin idaresinde yaşıyorlardı. En büyük merkezleri Ani’de olmak üzere Ermeni prenslikleri Anadolu’nun doğusuna dağılmış durumdaydı. 11. yüzyılın başlarında Ermeni prenslerinden David’in topraklarını genişletmek amacıyla Erzurum, Pasinler, Malazgirt, Erciş ve Eleşkirt (Valarşakert, Bagrevand) şehir ve kalelerini ele geçirmesi üzerine İmparator II. Basileios (976-1025) ... MUHARREM KESİK

ROMA VE BİZANS KOVDU AMA SELÇUKLU KORUDU – ERMENİLER MELİKŞH’A ‘BABA’ DEMİŞLERDİ

ÇİN’İN KRİSTOF KOLOMB’U ZHENG HE Amerika’nın 1492’de Kristof Kolomb tarafından keşfedildiği ve ardından başlayan keşifler çağı söylemi Avrupa’yı dünya tarihinin merkezine konumlandıran bir anlayışın tezahürü. Dünyayı ancak Avrupalıların keşfedebilecekleri yolundaki bu sahte kanaat Avrupa-merkezci tarihçiliğin aldatmacalarından sadece bir tanesi. Neyse ki Avrupa-merkezci bu tarih tezi Avrupa içinden ve dışından şiddetli hücumlara uğruyor, alternatif tarih yorumları çıkarılıyor. PAUL ROGER

ÇİN’İN KRİSTOF KOLOMB’U ZHENG HE

DİLİN KANUNUNU YAZSAM YENİDEN Şu iki “kanun” kelimesi dahi “Osmanlıca”nın ne kadar lüzumlu olduğunu apaçık göstermiyor mu? İlki bildiğimiz kanun, hani “yasa”ya çevirmeye meraklı olduğumuz kelime. Hani “kaf”la yazılan kanun. (Kaf, elif, nun, vav, nun). İşte ben mürteci’im, gelsin işitsin dünyâ! Hem de baş mürteci’im, patlasanız, çatlasanız! Hadi kanununuz assın beni, yahud yasanız! (M. Âkif) Kaftan sonra elif olduğu için ilk hece uzun okunur: Kaanun... Kaanun diye kaanun diye kaanun tepelendi (T. Fikret) D. MEHMET DOĞAN

DİLİN KANUNUNU YAZSAM YENİDEN

YALNIZ KELİMELERİ Mİ, HELVAYI DA ARAPLARDAN ALDIK! Ne oranındır, ne buranın. Ne zenginindir, ne de fakirin. Ağza alınınca taneciklerine ayrılan, kokusu geniz yakan, damağa yapışıp rayihasını bırakan, ılık ılık içimizi ısıtan güzel bir helva cümlenin sevdiceğidir. Kültürümüzün kaybolan pek çok unsuru gibi helva da günümüzde anlamını yitirmekte ve sadece cenazelerde ikram edilen bir tatlıya dönüşmekte. Oysa kış geldi, eskinin meşhur helva sohbetlerinin tam zamanı. TOLUNAY SANDIKÇIOĞLU

YALNIZ KELİMELERİ Mİ, HELVAYI DA ARAPLARDAN ALDIK!

TARİHİN İÇİNDEN BİR İKAZ: HİÇBİR ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİLDİR Şiir kudreti açısından tartışılabilir ama yandaki mısraların inançlı bir yürekten çıktığı kesindir. Derin bir nedamet hissi içinde tam bir “kulluk” sunumudur ki, “Muradî” mahlasıyla çok sayıda ilahî ve naat yazdığını bildiğimiz Sultan III. Murad’a ait olma ihtimali çok yüksektir. 14 Temmuz 1546’da dünyaya gelen III. Murad, II. Selim’in oğlu ve Kanuni’nin öz be öz torunudur. YAVUZ BAHADIROĞLU

TARİHİN İÇİNDEN BİR İKAZ: HİÇBİR ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİLDİR

TARİHİN KOLLARINA SERİLEN ALACA BİLGE İnsanoğlunun ayaklarının altına serilip onun en kadim sırlarını düğümleri arasında kim saklar? Sevdiğine kavuşamayıp acısını parmaklarına ram eden âşık göz yaşlarını ilmek ilmek kime nakşeder ondan başka? Bazen lâl bir şairin dili olmuş, bazen şanlı devlet adamlarının hediyesi olup diyar diyar gezmiş, güç nedir bilmezken kendini kudret nişanesi olarak bulmuş. Antik dönemlerde evden mabede seyreden mevtanın son yolculuğuna yoldaşlık etmiş. Velhasıl dünya coğrafyasına serilmiş, inanç ve gelenekleri izlediğimiz bir ayna olmuş halı. ŞEYMA AYDIN

TARİHİN KOLLARINA SERİLEN ALACA BİLGE

OCAK AYININ “GÜZEL ÜÇLÜ”SÜ Tarihi “monogram”lardan okuyabilirsiniz. Burada kastettiğim belli bir konuya kendini teksif etmiş araştırmacılardır. Ayrıntılı eserlerdir bunlar. Yazması da, okuması da zahmetlidir. Ancak bunlar tuğla gibidir. Benzeri çalışmalar üst üste konulunca duvar örülür, yani tarihin o perdesi aralanır. Bir de dergiler var. Orada yazılan makaleler de “kısa metrajlı film” gibidirler. Size o konu hakkında güzel bir tat verirler. İkisinin de yeri ayrıdır. En güzeli bunların birbirini tamamlayıcı çalışmalar olmasıdır, alternatifi değil. MİM KEMÂL ÖKE

OCAK AYININ “GÜZEL ÜÇLÜ”SÜ

DERİN TARİH TWİTTER'DA