KAPAK DOSYASI: 1915’TE NE OLDU?

YAZARLARIMIZ

Dünyada Mustafa Kemal’den başka kendi sözlerini sonradan sansürlemiş bir devlet başkanı var mıdır? Her devlet adamının uzun meslekî ve siyasî hayatında pişman olduğu, keşke söylemeseydim diyeceği sözler olabilir ama iktidarı ele geçirdiğinde kendi sözlerini sansürlemeye ve değiştirmeye kalkmanın mantığını anlamak zor.

ÇANAKKALE’DE KEMALİST MİTOLOJİNİN ÖRTTÜĞÜ BİR YENİLGİ

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! / Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer. / Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhîdi... / Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? / “Gömelim gel seni târîhe” desem, sığmazsın. / Hercümerc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb... / Seni ancak ebediyyetler eder istîâb.

TÜRBELER NİÇİN AKLIMIZA HEMEN HURAFELERİ GETİRİYOR?

Yıl 1973. Türkiye’de henüz televizyon yok gibi. Bir gün önceki haberleri veren birkaç gazete ile TRT var. Özel radyolar da yok. Türkiye insanı ülkede ve dünyada neler olup bittiğini devletin radyosundan 13.00 ve 19.00 ajanslarından öğrenirdi (o zamanlar haberlere ‘ajans’ denilirdi). 28 Ocak 1973 akşamı TRT 19.00 ajansında ABD’nin California eyaletinin

İLK DÜĞME YANLIŞ İLİKLENİNCE

Geçtiğimiz asrın mühim gelişmelerinden biri de mirasçısı olduğumuz Osmanlı coğrafyasında yaşandı. 20. yüzyılın önde gelen insanlık trajedilerinden olan bu gelişmeye “neden,” “niçin,” “nasıl,” “hangi bağlam içerisinde” benzeri sorular üzerinden değil de basit tespitlerle yaklaşacak olursak, değişik istatistiklerde toplam nüfusunun ...

ERMENİMESELESİ’Nİ NEDEN TARİHSELLEŞTİREMİYORUZ?

BAŞKA NELER VAR?

HALİÇ - AKSARAY - YENİKAPI HATTINDA TARİHİ NASIL İMHA ETTİLER? Aksaray ile Marmara kıyısı arasında, eskiden Langa, sonradan Yenikapı olarak adlandırılan sahada da birçok tarihî eser ortadan kaldırılmıştır. Yedikule’deki Studios Manastırı’nın kilisesi İmrahor (mirahur-emirahur) İlyas Bey tarafından cami ve tekkeye dönüştürüldüğünde ona vakıf olmak üzere burada bir çifte hamam inşa ettirilmişti. Yeri dahi tam olarak bilinmeyen bu hamamın ne zaman yıktırıldığı meçhuldür. SEMAVİ EYİCE

HALİÇ - AKSARAY - YENİKAPI HATTINDA TARİHİ NASIL İMHA ETTİLER?

VİYANA’YA GİDEN OSMANLI KENDİ TÜFEĞİNİ YAPIYORDU Geçtiğimiz Kasım ayında TÜYAP Kitap Fuarı’nda düzenlediğimiz “Tarihçilikte Yeni Ufuklar” panelinde dergimizin yazarları okurlarımızla buluştu. Genel Yayın Yönetmenimiz Mustafa Armağan’ın moderatörlüğünde Mehmet Genç, Abdülkadir Özcan ve İsmail Kara’nın katılımıyla gerçekleştirilen panelde geçmişten günümüze Türk tarihçiliğinin ahvali değerlendirildi. Yazarlarımızın her biri ayrı kıymetteki tespitlerinin kaybolmasına gönülmüz razı olmadı. MEHMET GENÇ

VİYANA’YA GİDEN OSMANLI KENDİ TÜFEĞİNİ YAPIYORDU

OSMANLI MUTFAĞININ SPESİYALİTESİ Bir zamanların makbul ikramlarındanmış şerbet, o zamanlar yaz-kış ayrımı yapılmadan tüketilir, herkes tarafından da pek bir sevilirmiş. Osmanlı sofralarında yemeğin yanında illa ki bir şey içilecekse mutlaka “hoş-âb / hoşaf” ya da şerbet içilirmiş. Sıcak aylarda buzla ya da karla soğutulan şerbet, zamanla Osmanlı mutfağının ‘spesiyalite’lerinden biri hâline gelip zamanla toplumun gündelik hayatına da girmiş. Konaklardaki hizmetkârlar arasında şerbetçiler boy göstermiş. TOLUNAY SANDIKÇIOĞLU

OSMANLI MUTFAĞININ SPESİYALİTESİ

BİZİM NASREDDİN HOCA AHİ EVREN İMİŞ MEĞER! Türk halkının mizah sembolü Nasreddin Hoca hazırcevap, insanları kırmadan doğruyu söyleyen, yeri geldiğinde kendisiyle de alay etmeyi bilen bir zattır. Fıkralarının çoğunda tarlasında, bağında çalışır, eşeğinin sırtına binip ormana odun kesmeye gider. Bazen de evinin tamiriyle veyahut hanımının dırdırıyla meşguldür. Kimi zaman da bir âlim, bir kadı, bir hekim ya da bir elçi olarak karşımıza çıkar, taşı gediğine koyar ve çekilir kenara. Peki Nasreddin Hoca gerçekte kimdir? Asıl mesleği neydi, nasıl yaşardı, hakikaten filozof muydu? İNCİ DÖNDAŞ

BİZİM NASREDDİN HOCA AHİ EVREN İMİŞ MEĞER!

HZ. MUHAMMED (SAV) ÇOCUKLARIN DA PEYGAMBERİYDİ Aile efradına karşı Peygamber’den (sav) daha müşfik olan hiç kimseyi görmedim. Oğlu İbrahim’in Medine’nin kenar mahallerinde oturan bir sütannesi vardı. Sütannenin kocası bir demirciydi. Beraberinde biz de olduğumuz halde Hz. Peygamber oraya giderdi. Varınca demircinin dumanla kaplı evine girer, çocuğu kucaklar, öper, koklar ve bir müddet sonra dönerdi. Bunu yaptığı zaman da kendisi Arap Yarımadası’nın hemen tamamını kaplayan ve Bizans İmparatorluğu’nun güney sınırlarına uzanan Medine devletinin tartışmasız yöneticisiydi.” ADEM APAK

HZ. MUHAMMED (SAV) ÇOCUKLARIN DA PEYGAMBERİYDİ

KALYON İÇİN FUKARANIN AHINI ALIRSAN… Sultan I. Ahmed’in kucağına verilen çocuğun yüzü gerçekten de melekler kadar güzeldir. “Adı ne?” diye soruyor sarayın üst düzey memurlarından olan babası Pervane Kaptan’a. Pervane Kaptan kıvranmaya başlıyor. Çünkü çocuğun adı Ahmed’dir ama Sultan I. Ahmed’in yüzüne nasıl “Ahmed” diyecektir? Zeki Padişah, çiçeği burnunda babanın durumunu anında kavrıyor. Gülümseyerek soruyor: “Yoksa benim ismimi mi verdin kerataya?” Pervane Kaptan boynunu büküyor: “Beli Hünkârım.” Çocuk o kadar güzeldir ki, Padişah “melek gibi” demekten kendini ... YAVUZ BAHADIROĞLU

KALYON İÇİN FUKARANIN AHINI ALIRSAN…

KONYA’YI MOĞOL İŞGALİNDEN SELÇUKLU HATİBİ KURTARMIŞTI Türkiye Selçuklularının en meşhur Sultanı I. Alaeddin Keykubad’ın 1237’de vefatı üzerine çetin bir dönem başlayacaktı. Tahta geçen II. Gıyaseddin Keyhüsrev babasının aksine eğlenceye düşkün biriydi. Ayrıca babasının askerî ve idarî hünerini ondan beklemek safdillik olurdu. Nitekim bir zamanlar kelle koltukta çıkılan seferler mumla aranırken, 1240’ta ortaya çıkan Babaî isyanı güçlükle bastırılabilmişti. MUHARREM KESİK

KONYA’YI MOĞOL İŞGALİNDEN SELÇUKLU HATİBİ KURTARMIŞTI

AVRUPA KENDİ TARİHİNDEN KAÇABİLİR Mİ? Tarih önemlidir, ancak farklı şekillerde. Bazı yerlerde, bazı insanlar için tarih demek büyük jeopolitik güçler tarafından şekillenen sonsuz çatışmaları ifade eder: bundan 400 yıl öncesi ile dün aynıdır. Başka yerlerde ve başka insanlar içinse tarih antik badirelerden ve modası geçmiş önyargılardan sıyrılmanın araçlarını bulma ihtiyacını sunar. Bugün Avrupa ve çevresinde gerçekleşmekte olan entelektüel savaşı tanımlayan da bu fikir ayrılığı. HAROLD JAMES

AVRUPA KENDİ TARİHİNDEN KAÇABİLİR Mİ?

ÂSIM’IN NESLİ DİYORDUM YA.. ASIM’I kim bilmez? Mehmed Âkif anıldığında kim onu hatırlamaz? Hangi idealist kendini Âsım’a nisbet etmez? Ömrümüz ne kadar uzun olursa olsun yaşlanır ve günü geldiğinde bu dünyaya veda ederiz. Güçlü edebî eserler ve onların kahramanları ise, yüzyıllar, bin yıllar boyunca yaşar; zindeliklerini korur. Her nesil onlarda kendilerinden bir şeyler bulur. Dede Korkut’un karakterleri, Boğaç Han, Bamsı Beyrek veya Deli Dumrul sözlü dönemi aşmış, yazılı dönem ömrü 5 asrı geçmiş olduğu hâlde hafızamızda yaşamaya devam ediyor. D. MEHMET DOĞAN

ÂSIM’IN NESLİ DİYORDUM YA..

ZAMANIN PARMAKLARINDAKİ MÜEBBED HALKA “Kanı dehân-ı dost yüzük gizledikleri/Avcumda idi mühr-i Süleymân geçen gece” diyor Necâti Bey. Sevgilinin dudaklarının küçüklüğünü ifade ederken Hz. Süleyman’ın kayıp yüzüğünü anlatıyor ustalıkla. Binyıllardır soluklanmadığı parmak kalmayan, halka halka yuvarlanıp bugüne varan yüzük eski zamanlarda sevilenin la’l gibi kırmızı dudaklarına mazmun olmuş, bazen de maşukun ellerini öpen hizmetkâr. Hünkârın elinde hâkimiyetin nişanesi haline gelirken, ölüme müptelalar taşının altına zehir zerk edip suç ortağı kılmış onu tekinsiz hayallerine. ŞEYMA AYDIN

ZAMANIN PARMAKLARINDAKİ MÜEBBED HALKA

TYB KURUCUSU VE ŞEREF BAŞKANI MEHMET DOĞAN: ‘RESMİ İDEOLOJİNİN ANKARA’SINA İTİRAZIM VAR’ Daha çok Batılılaşma İhaneti kitabıyla tanınan ve büyük emekle hazırladığı Büyük Türkçe Sözlük ile kütüphanelerimize kurulan, dergimizin müdavim yazarlarından D. Mehmet Doğan ile yeni çıkan kitabını konuştuk. KONUŞAN: HALİL SOLAK

TYB KURUCUSU VE ŞEREF BAŞKANI MEHMET DOĞAN: ‘RESMİ İDEOLOJİNİN ANKARA’SINA İTİRAZIM VAR’

DERİN TARİH TWİTTER'DA